9/8lik Kıyamet

By

Published on

in

Haftasonu biterken, yeni yazımla karşınızdayım.

Bu hafta Baba Sahne’de “9/8lik Kıyamet” oyununu izledim.

Uzun zamandır radarımda olan oyun, bu yılki Afife Jale Ödülleri’nde iki ödüle layık görüldü: En iyi erkek oyuncu ödülü ve Cevat Fehmi Başkut özel ödülü. Kendilerini bir kez daha tebrik ediyorum.

Oyun akşamı, salona ilk girenlerden biriydim. Darbukası elinde olan oyuncumuz, sahnede seyircileri karşılıyordu.

Herkes yerleşene kadar, esprili bir dille bizleri selamladı. “Baştaaan…”

Oyun, suyun bulanık, güneşin kavurucu olduğu; grupların birbirine girdiği farklı bir zamanda geçiyordu.

Kendi halinde, sokaklarda müzik yapan bir adam, bir gün Leyla’yla tanışıyordu. Herkesin hayatında kendine yer açan Leyla, karakterimizin yaşamının da bir parçası olup çıkıveriyordu. Beraber yürüyor, yürüyor, yürüyorlardı.

Sonra bir de kedi dahil oluyordu hayatlarına, Kopil. Bağlanıyordu onlara bu biçare hayvan. Günün birinde… Işte orası hikaye.

Oyunun hikayesi kadar vurucu olan diğer noktası, Oğulcan Arman Uslu’nun enstrüman kullanımı. Darbuka dile geliyor.

Tam da öyle değil de…

Darbuka dile eşlik ediyor. Ne de olsa “Aşk sadece ona hikayesini vermek değil, kayıp sesini vermektir.”

Keyifli akşamlar,

Pukuri

Yorum bırakın