İzninle

By

Published on

in

Yine bir kadın oyunuyla karşınızdayım. Bu defa, yaşça büyük bir oyuncumuzun yorumuyla.

İzninle, Işıl Yücesoy’un tek kişilik oyunu. Baba Sahne’deyiz.

Açelya, yıllarını evindeki çiçeklerin arasında geçirmiş bir kadındır. Kırk beş yıllık kocasının ihanetiyle, sınırların dışına çıkmaya karar verir. Kimi zaman ailesi, kimi zaman çevresi, bazen de kendi çizdiği sınırları aşması gerekir.

Çocuklarıyla hayal ettiği iletişimi kuramayan bu ev hanımı, yaşına rağmen bilgisayar kullanmayı öğrenir ve devamı gelir.

Işıl Hanım’ın seyirciyle sohbet ederek başladığı oyunda, kendi adıma en vurucu bulduğum sahne “Sana ne!” diye yükselmesiydi.

Kendi hayatını yeniden kurmaya çalıştığı sırada sessiz kalmayı deniyor; ancak, müdahalenin dozu arttıkça çıldırıyordu Açelya. “Sana ne yahu, sana ne!” deyip telefonu kapatıveriyordu.

O “Sana ne!” diye bağırdıkça, oturduğum yerde bana bir ferahlama geldi. Çünkü bu kelime, günlük yaşantımda benim de çokça kullanmak istediğim bir kelimeydi. Bilhassa anne olduktan sonra “ayıp olmasın”larla susarken, içimi “sana ne” ler sarmaşık gibi sarıyordu.

Işıl Yücesoy’u sahnede izlemek çok güzel bir deneyimdi. Oyunun sonunda sahneden çekildiğinde, gözümden yaş indi.

Yine de, Açelya’nin hikayesinin farklı bitmesini isterdim… Adı gibi; günışığına direkt maruz kalmadan, aydınlık bir ortamda, tüm renkleriyle varolmasını dilerdim.

Sevgiyle,

Pukuri

Yorum bırakın