Gün geçmiyor ki, ülke gündemi bizi bir yerlere sürüklemesin…. Bir gün çocuk cinayeti konuşuyoruz, bir gün kadına şiddeti. Malesef bu sömester tatilinde başka bir şey konuşur olduk, yangın!
Son yıllarda birçoğumuz depreme kafa yorarken, bu sefer yangınla sınandı aileler. Anneler, babalar, gençler, çocuklar… Acı, çok acı olan bu olayda yitirilenlere rahmet, geride kalanlara sabırlar dilerim.
Kafamda türlü soru işaretleriyle uyandığım bu haftasonu, önceden planladığımız bir etkinlik için hazırlandık. Yeni edindiğim dostumla yollara düştük. İstikamet Çevre Tiyatrosu.
Kendisi sektörün içinde olduğundan, bana tiyatronun geçmişiyle alakalı bilgiler verdi. Altan Erbulak’tan Metin Serezli’ye, birçok ünlü isim havada uçuştu. Mevcutta, Semaver Kumpanya’nın oyunları burada sahneleniyormuş.

Çevre Tiyatrosu, Kocamustafapaşa’da.
Biz Anadolu yakasında oturanlara karşısı genellikle uzak gelir. Ancak, Avrasya Tüneli’ni kullanarak, kolay bir şekilde buraya vardık. Arabayı park edip yürüdüğümüzde, eski bir İstanbul mahallesine ulaştık. Binanın önünde insanlar oturuyordu.
Bilet gişesine doğru ilerlediğimizde, zamanın, bu binada çok evvel durmuş olduğu hissine kapıldım. Sahneye doğru indiğimizdeyse, geniş bir fuaye alanına çıktık.

Evet, burada her şey olduğu gibi duruyordu. Fotoğraflar, kitaplar, piyano…
Sahnenin kendisine gelecek olursak- özellikle Kadıköy’de gittiğim bazı sahnelere kıyasla- daha geniş duruyordu. Dostumun anlattığına göre, bina inşa edilirken, burası sahne olarak tasarlanmıştı. Belki de bu yüzden, beklediğimden büyük bulmuştum.

Yerimiz üçüncü sıradaydı, görüşümüz gayet iyiydi. Oyun “Güzel Son”du. Az sonra Nurullah Ataç, Orhan Veli, Melih Cevdet, Sait Faik olacaktı Mösyö Lambo’nun baş konukları.

Güzel Son’u ilk defa geçen yıl, Baba Sahne’de izlemiş; çok beğenmiştim. Yaptığım tek hata, ön sıranın köşesinden bilet almaktı. Suat Derviş’in daha cok sırtını görmüştüm. (Neyse ki bu sefer öyle olmadı :))
Oyun, tek kelimeyle şahaneydi. Bir meyhanede toplanan edebiyatçılar yüreğimizi ısıttı. Tam da olması gerektiği gibiydi her şey: Kararında ve anlam yüklü.

Günü geldiğinde, herkese güzel sonlar yazılması dileğimle,
Pukuri
Yorum bırakın