Aylar önce, Şerbetlerce diye bir yazı yazmıştım. İlk bölümünden beri izlediğim diziyi nasıl ve neden izlemeyi bıraktığımı; izlediklerimin ne kadar saçma bir hal aldığını anlatmıştım. (Hemen aşağıda bulabilirsiniz.)
Yanılmışım sayın seyirciler! Çünkü, daha fenası da olabiliyormuş.
Bir gece beraber olduğu adamın yeğeniyle evlenen, sözde mutaassib kadın mı istersiniz? Üvey annesiyle yaşadığı gizli ilişkiyi sürdürmek adına evlenen adam mı? Ya da, eski karısını bırak, kendi aile bireyleriyle bile normal konuşamayan bir başka adam mı? Ne vereyim abime?
İroni yapılacak noktayı o kadar geçtik ki, Avrupa Yakası’nın güzide karakteri İfot gibi “Ay şekerim, geliyorlar soldan soldan!” bile diyemiyorum.
Diğer kanala baksanız, ergenlik almış başını üçüncü sezona kadar yürümüş. İki ergenin sevişememe sorunsalı, koca koca insanları ne hale getirmiş. Yazık o kadar emeğe, çekim için harcanan saatlere.
Youtube’da severek izlediğim Murat Soner videoları gibi duyulduğumun farkındayım. Ama, bu kadar da olmaz…
Bize yeni hikayeler gerek.
YouTube’de karşıma çıkan 2 fragman dikkatimi çekti. Biri “Kötü Kan”. Oğullarını kaybeden anne babanın birbirlerine sarılarak ağladıkları sahne çok iyiydi. Diğeri, “Siyah Kalp”. “Sizi doğurmuş olmam, anneniz olduğum anlamına gelmez.” diyordu kadın. Türk dizi sektöründe pek duymaya alışkın olmadığımız şeyler bunlar. Çocuklarıyla geçmişten gelen problemler yaşayan anneler genelde, yaptıklarından pişman ve ana karaktere karşı ezik bir görünümde olurlardı.
Dediğim gibi, konu dizileri henüz izlemedim. Umarım izleyenler memnun kalmıştır.

“Bahar” başlayana kadar esas beklediğim iş “Deha”. Umarım Çukur’un Yamaç’ını yine güzel bir hikaye örgüsüyle matematik dahisi Devran olarak izleyebiliriz. Akşamı bekleyip göreceğiz.
Pukuri

Yorum bırakın