Instagram kapanması, telefon bozulması, seyahat koşturmacasıyla geçen bir ay. Bitti bitiyor derken, yağmurla kapanışı yapan yaz. Ve ıslak toprak kokusuyla gümbür gümbür gelen eylül…
Bu satırları, her şeyin başladığı yerden yazıyorum. Çocukluğun, ilk gençliğin, yaz ödevlerinin, meyve bahçelerinin olduğu yerden.
Süs havuzunun taşlarının üzerine çıkıp şarkı söylediğimiz günleri hatırlayınca, bu ana ışınlanmış gibi hissediyorum. Aynı havuza bakan yeşilliklerde çocuğumla dans ediyorum şimdi.
Neden sonra, yaşlı kadın düşüyor aklıma. Bu sabah rüyamda gördüm onu.
Bir zamanlar onun burada bir evi vardı. Gölgesinde oturduğu bir çam ağacı, evinin yan tarafinda sessizce suladığı gülleri.
Zaman dedim zaman. İdareli kullanmalı seni. İncitmeden, çar çur etmeden.

Çocuğu yatırıp çay koydum kendime. Şeker de ekledim bu sefer.
Kalan zamanı doğru planlamaya koyuldum.
Zaman, bir gün yapraklarımızı dökecekti. Benimkiler alabildiğine renkli olsundu.
Kaç adet tiyatro bileti aldığımı hatırlamak güç. Bu ay hep beraber izleyip göreceğiz.
Sevgiyle ve huzurla,
Pukuri

Yorum bırakın