Gökçeada

By

Published on

in

Bir yer hayal edin… 4 tarafı denizlerle çevrili, sessiz, sakin olsun.

İnsanları olsun sonra. Tane tane konuşan, kibarca gülümseyen. Bir de rüzgarı olsun. Yazın şehirleri boğan sıcaktan uzak, püfür püfür eseninden. Ve bir de gün batımı olsun, en güzelinden.

Şimdi gözlerinizi açın: Gökçeada’ya hoşgeldiniz!

Bir çocukluk anısıyla düştü yolumuz buraya. Dostlarımızın anlatılarıyla renklendi; zaman durdukça şenlendi gezimiz.

İstanbul’dan Kabatepe’ye doğru yol aldık ilk gün. Oradan Gökçeada’ya giden feribota bindik.

Çanakkale Savaşı döneminde İngilizlerin kullandığını öğrendiğimiz ada, popüler komşusu Bozcaada’ya nazaran, hayli mütevazi bir görünüme sahip.

Adaya varışımızı takiben, eski bir Rum köyüne misafir oluyoruz.

Eski Bademli Köyü’nde yer alan İmbros Otel, Turizm Bakanlığı onaylı bir tesis. Tarihi yapısının hikayesini, otel sahibi Fatma Hanım’dan dinliyoruz.

Otel çok uzun yıllar önce, adanın Rum sakinleri tarafından okul olarak inşa edilmiş.

Çeşitli doğal afetlerden, sel baskınlarından korunması için yüksekte kurulmuş olan köyde, birçok iş imece usulü yapılırmış. Okul binası da bu yolla ortaya çıkan eserlerden olmuş.

Duvar ustalığını bilenler inşada rol alırken, yapı işlerini bilmeyenler taş taşıyarak destek olurlarmış.

Çok sağlam bir yapı kurup, okulu tamamlamışlar. İlerleyen yıllarda, değişen politikalarla Rum okulları kapatılınca, bina atıl kalmış. Buna karşın, sağlamlığını koruyarak bugünlere gelmiş.

Fatma Hanım, eşi Selahattin Bey’le yürüttükleri renovasyon sürecinden bahsederken, temelin son derece dayanıklı yapıldığını söyledi. O günkü insanların çok bilinçli uygulamalarda bulunduklarını, öngörülü biçimde çalıştıklarını belirtti.

Adayı çocuklu ziyaret edecekler için bir dipnot: Sağolsunlar bize her anlamda çok yardımcı oldular 🙂

Yemek demişken, Imbros Otel’in bahçesinde yer alan Gün Batımı Restaurant’tan bahsetmeden geçemeyeceğim. Kaya levreği, on numara beş yıldızdı. Her lokmasına değer.

Gün Batımı Restaurant’ın bir diğer özelliği, manzarası. Adından anlaşılacağı üzere, güneşi burada tam tepeden batırıyorsunuz. Göz açıp kapayıncaya kadar kayboluyor kızıllık. Koyulaşan maviyle başbaşa kalıyorsunuz.

Imbros Otel’le ilgili önemli bir detay: Otele ulaşabilmek için, kullandığınız harita uygulamasına, restoranın adını girmeniz gerekiyor. Maalesef isim benzerliğinden ötürü, kendinizi şehir içinde başka bir noktada bulabiliyorsunuz. Gün Batımı Restaurant yazarsaniz, gerçek Imbros’a ulaşıyorsunuz.

Plajlar otele sürüş mesafesinde. Adada kiteboard ve windsurf aktiviteleri için de plajlar var.

Biz Aydıncık Plajı’nı tercih ettik. Ortamın bir hayli salaş, kalabalığın da bir o kadar neşeli olduğunu söylemek mümkündü. Yemek olarak, hamburger, bira, patates üçlemesi tercih ettik.

Gökçeada’da denize girilebilecek birçok bakir koy da bulunuyor. Havlunuz, bir de açılır kapanır sandalyeniz varsa, değmeyin keyfinize. Suyun berraklığına ve rüzgarın esintisine kapılarak, güzel bir uyku çekebilirsiniz.

Otel civarına dönecek olursak, yapılabilecek diğer aktiviteler: Yürüyüş, biraz alışveriş, biraz kahve içmece.

Eski Rumca isminin Glyki olduğunu öğrendiğimiz köyde, eski taştan yapılma binalar mevcut. Renovasyona tabi tutulmaları halinde, aslına uygun olarak yapılmaları- doğallığın ve kültürün korunması açısından- son derece önem arz ediyormuş.

Keçilerle bolca selamlaştığımız köyün içinde, “Eski Bademli Dükkani” isimli bir takıcı, Gliki isimli bir de giyim dükkanı var.

Dinlenmek içinse durağımız, StenAda Cafe oluyor.

Ataları köyün eski yerlilerinden olan, son derece genç bir hanımefendi tarafından işletilen kafede, zamanın nasıl geçtiğini farketmiyoruz.

Tüm sakinliğimizle saatlerce sohbet ediyoruz. Gelsin kurabiyeler, gitsin kahveler…

Farklı köylerde çeşitli restoranlar, tavernalar da bulunuyor. Zaman kısıtımızdan dolayı hepsini deneyimleyemesek de, Kaleköy’deki Yakamoz Restaurant’a gidebiliyoruz.

Burada mezeler de manzara kadar guzel.

Gökçeada’dan dönerken, yerel markaların yiyecek ürünlerine göz atmayı ihmal etmiyoruz.

Bu yönde 2 tavsiyem: Orijinal tarifi Efi Hanım’a ait olan Efi Badem kurabiyeleri ve Elta Ada’nın keçi sütlü ürünleri.

Zamanı unutan bu adada bizleri ağırlayan, başta NATN familyası olmak üzere, Imbros Otel ekibine ve tüm ada sakinlerine teşekkür ederiz.

Tekrar buluşuncaya dek…

Pukuri

Yorum bırakın