“Kim giyiyor bunları?”
Bu soruyu, bayram tatili öncesi, alışveriş yaptığım mağazadaki satış görevlisine sormuştum.
Görevli bana mayo, bikini satma derdindeydi. Haklı olarak, sayısız model öneriyor ve içlerinden hiç değilse birini beğenip, kasaya gitmemi bekliyordu. Bense, tamamen afallamıştım.

Elimi neye atsam, olmuyordu. Bu bikini fazla mı küçüktü, bana mı öyle geliyordu? El kadar değil miydi bunun altı? “Önyargılı olma” dedim içimden ve kabine yöneldim.
“Neremi neremi” diye bir şarkısı vardı Afrodit lakaplı Banu Alkan’ın. Sözlerini tam hatırlamıyordum ama nakaratı mırıldanmaya değerdi doğrusu… Şu denediğim bikini, neremi açıkta bırakmıyordu ki? Her yerimi!
Kabinden çıktıktan sonra, hanımefendi bana olanca kibarlığıyla “Nasıl oldu?” dedi. Olmadı tabiki. Nasıl olsundu?
Sakin kaldım. “Üstü daha iyi oldu ama, altı hiç olmadı. Fazla oyuk.” dedim. Yeni modeller böyleymiş.
Eski mayolarıma, bikinilerime kaldığımı anlayınca, bari plaj kıyafeti bakayım dedim. Çok şükür, onlar giyilebilir düzeydeydi.
Kasaya geldim, “Başka bir şey baksaydık size” dedi. Dayanamadım…
“Kim giyiyor bunları?” diye bir serzenişle başladım konuşmaya. Yan kasada, kızına yaz alışverişi yapan hanım da beni desteklemesin mi… Aldım gazı, durdurabilene aşk olsun. Sahiden, kim giyiyordu bunları?
“Şu tasarımcıların biraz kafası çalışsa, benim gibi yeni nesil annelere yatırım yapar. Siz o zaman görün satışı!”
Değerli okuyucular. Bundan sonrası, kamu spotuna girmiyor. Tamamen matematik.
30-40 yas bandında, sayısız çalışan anneyiz. Profesyonel hayatta hatırı sayılır bir süredir varız ve kazanç sağlıyoruz. Yani, iyi kötü hepimizin bir birikimi var. Elde var bir.
Çocuklarımızın ve ailelerimizin ihtiyaçlarını öncelesek de, kendimize vakit yaratmak; kendimiz için bir şeyler yapmak istediğimiz ortada. Diger deyişle, kendimiz için de alışveriş yapma ihtiyacındayız. Etti size iki.
Şimdi soruyorum: Bize reva mıdır yanakları açıkta bırakan şortlar, avuç içi kadar bikiniler? Biz nasıl eğilip kalkalım? Mağazanızda güzel güzel kazandığımızı harcamak varken, bizi niye zora koşuyorsunuz?
Hayır, bizler model değiliz, oyuncu değiliz. Kendi adıma, bir Serenay hiç değilim. Hiçbir zaman da olmadım.
Olan vardır, giyiyordur, memnundur. Ne mutlu ona.
Ya kalanlar? Kalanlar, ailecek şaşkınız.
Neyse…
Siz yine parklarda, bahçelerde bizi izlemeye devam edin. Elbette birileri çıkar bizi de gören.
Sağlıcakla,
Pukuri

Yorum bırakın