Zaman Tüneline Bilet Almak

By

Published on

in

Bugün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Günün, çocuklar için şahane geçmesini diliyor ve sizi kendi çocukluğumun geçtiği yıllara, yani 90lara ışınlıyorum.

Uzak, çok uzak diyarlarda- taa Amerika’larda- “Denizleri aş da gel”den, “Oralar çok uzak buralara gel”lere, onlarca şarkıyla eğlenmiş insanlardık biz. (Benden selam olsun Seattle’a.)

Velhasıl, bu konseri kaçırmayacağım çok aşikardı: İzel- Çelik- Ercan.

Bu yola baş koyduğum yakın arkadaşım, bir son dakika değişikliğiyle konsere gelemese de, yılmadım. Kadro yeniden düzenlendi: Annem, babam, ben ve eşim.

Hoşgeldinizlerle sakin başlayan konser, üçlünün kendi aralarındaki tatlı atışmalarıyla renklendi.

Gece ilerledikçe ise, salon koca bir diskoya dönüştü.”Haydi şimdi bütün eller havaya” demeye kalmadan, hepimiz ayaktaydık.

Hepimizi açayım, o gece Bostanci Gosteri Merkezi’nde olan herkes!

Çocukluğuna, gençliğine, yetişkinliğine rastlayan şarkıları söyleyen, farklı yaş gruplarından bir dolu insan…

Konser arası annem, “Baksana, kaç yaşındalarmış” deyince, Google’a üçünün de adlarını yazdim. Tabiki 50+ çıktılar.

Annem “Ay o kadar olmuşlar mı?” diye devam edince, babam dayanamayıp “Yahu bizim kız 35 oldu zaten!” dedi. Annem “Aaa, doğru” diyerek başıyla onayladı.

Takdir edersiniz ki, bu yaşsal yüzleşme sonrası “Meyhaneci sarhoşum bu gece” diye coşmam kaçınılmaz oldu.

Konserden çıktığımızda eşim teşekkür etti ve “Zaman tüneline bilet almışsın.” dedi. Gerçekten de öyleydi.

Annem ve babamla en son düğünümde bu kadar eğlenmiştim sanırım. Hep birlikte aynı şarkıları söyleyebilmek çok güzel bir anı oldu.

Bu yazıyı hazırlarken, grubun yeniden dağıldığını öğrendim ve bir hayli üzüldüm. Belki bir yerlerde, tekrar denk geliriz. Ya da belki solo performanslarını izleme fırsatımız olur.

O güne dek, içimizdeki çocuk söylemeye devam edecek. UM KA KA KA KA UM KA KA KA KA!

Sevgiyle,

Pukuri

Yorum bırakın