Son günlerde medyada sıkça yer bulan bir film var: Cem Karaca’nın Gözyaşları. Telif hakları, yapım şirketi ve üçüncül kişiler gibi konular tartışıladursun- ki yayım durdurma gibi konular gündemde olduğundan, biz de koştur koştur gidenlerdendik- gösterimi halen devam ediyor.
Cem Karaca’nın Gözyaşları, beklenildiği üzere, tam bir dönem filmi. Anadolu görselleri, kostümler… Yakın geçmişin Türkiye’sine sepya bir camın ardından bakıyorsunuz. Baba rolündeki Fikret Kuşkan, Babam ve Oğlum’daki karakterinden daha başkaca bir babayı, yine çok güzel icra ediyor.
Şimdi gelelim beklemediğimiz kısımlara…

İlk ve en iyi olarak, anneyi canlandıran Yasemin Yalçın.

Y kuşağının 90lar televizyon dünyasından- İnce İnce Yasemince- aşina olduğu oyuncu, anne Toto Karaca rolünde muheteşem! Aksanından duruşuna, mimiklerinden kelime seçimlerine, muazzam.
İkinci olarak, İsmail Hacıoğlu. Daha doğrusu, sesi.
Boyunu daha kısaca hatırladığım oyuncu, Cem Karaca rolünde upuzun görünüyor. Ve sesi…

`Bana sesini yükseltme!`diyen babaya, bir`Benim sesim böyle!`deyişi var ki… Gürleştikçe gürleşiyor gözümde.
Baba demişken… Böylesi derin baba-oğul ilişkilerini kendi adıma beklemediğimi(daha doğrusu bilmediğimi) itiraf etmeliyim. Nasihatler ve devamında yapılanlar, öğretici olduğu kadar-dönemi itibariyle- hüzünlü.
Müzik güzel, film güzel. Keyifli seyirler
Pukuri

Yorum bırakın