Futbol, her türk insanının hayatında, iyi kötü bir yer tutar. Kiminin kalbinde, kiminin kenarında köşesinde… Peki, ya bir gün futbol, tiyatro sahnesine çıkarsa? İşte bu sorunun cevabı, 12 Numaralı Adam oyununda gizli.
Erkan Kolçak Köstendil’in yazıp oynadığı 12 Numaralı adam, aslında hayatı beklemede kalmış bir kalecinin, Halim’in hikayesi.
Tam bu noktada, hüzünlenebileceğinizi düşünebilirsiniz. Düşünmeyin. Çünkü sarsıla sarsıla güleceksiniz 🙂

Oyun içerisinde; Türkiye’deki genel futbol algısından, günümüz yorumcularına, cornerden outa her şeyi barındırıyor. Hatta yetmiyor, biz kadınlara en basit haliyle ofsaytı açıklıyor. (Ve evet, adam haklı hanımlar. Hepimiz ne olduğunu biliyor ama anlamamazlığa vuruyoruz.)
Erkan Kolçak Köstendil ilk olarak, Kahperengi romanından uyarlanan- yanlış hatırlamıyorsam 2013 yılıydı- Merhamet dizisinde karşıma çıkmıştı. Sonrasında kendisini, Ulan İstanbul’da Nevizadelerin Karlos’u olarak izlemiş, Yaren- Karlos düeti ‘Yanarım’ ı çok sevmiştim.
2016 yılında yayınlanan Familya çok uzun sürmese de- bildiğim kadarıyla, gerçek hayattaki eşiyle bu dizide tanışıyorlar- 2018’de Çukur’un Vartolu’su olarak benim ekranıma geri dönmüştü. Çok ama çok iyiydi!
Çukur’a girersem çıkamam, tiyatro sahnesine geri geliyorum.
12 Numaralı Adam’ı izlediğim yer , Kadıköy Eğitim Sahnesi’ydi. Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin içinde yer alan mekanın girişi, bana eski lise kantinimizi hatırlattı. Salona girince ise, çok şaşırdım.
Dışarıda hava ne kadar nostaljikse, içeride bir o kadar yeniydi. Sahne göz hizasındaydı ve koltuklardan sahneyi çok iyi görüyordunuz. Dahası, dördüncü sırada oturan ben bile, oyunun içinde gibiydim.

Gırgır şamata da üzerine eklenince, çok keyifli bir akşam geçirdim.
Gülmek isteyen herkese, şiddetle tavsiye edilir.
Pukuri

Yorum bırakın